Askere Geç Gidilir Mi? Bir Genç Yetişkinin Hikâyesi
Ankara’da büyüyen bir genç olarak, askerliğin ne kadar önemli olduğunu küçük yaşlardan itibaren duyduğum bir şeydi. Çocukken, arkadaşlarımla birlikte futbol oynarken ya da parkta gezerken, hep askere gitme günümün ne zaman geleceğini merak ederdim. Ama büyüdükçe bu konu daha da karmaşıklaştı. 25 yaşına gelince, hem kendi geleceğimi hem de çevremdekilerin hikayelerini dinleyerek bu soruyu daha derinlemesine düşündüm: Askere geç gidilir mi?
Bu yazıyı, sadece sayılardan ve raporlardan değil, hayatın içinden, insan hikayelerinden harmanladığım bir bakış açısıyla yazıyorum. Askere gitmek, bir dönüm noktasıdır, ama geç gitmek, bazen çok daha büyük anlamlar taşır.
Askere Gitmenin Zihinsel Yolculuğu
Benim için askerlik, her zaman bir görev ve sorumluluk olarak görülse de, aslında bir geçiş dönemi olarak da anlam kazanıyor. Ekonomi okudum, iş dünyasında adım atmaya başladım, ama hala askerliğimi yapmam gerektiğini düşündüğümde, aklımda bir soru işareti vardı: Askere geç gidilir mi?
İlk başta, “askerlik ertelemesi” konusu hakkında çok fazla düşünmemiştim. Ama çevremdeki arkadaşlarımın durumu, bu konuda daha fazla kafa yormama neden oldu. Bir arkadaşım, iş hayatına hızlıca atılmak ve kariyer yapmak isterken, askerliğini ertelemişti. Bir yıl erteleme hakkı, ek bir yıl daha derken, askerlik tarihi bir türlü yaklaşmamıştı. Aynı zamanda, sadece ben değil, başka arkadaşlarım da aynı süreci yaşamıştı. Gerek ekonomik kaygılar, gerekse kariyer hedefleri, onları askere gitmekten alıkoyuyordu.
Türkiye’de Askere Geç Gitme Oranları
Bir ekonomik gözlemci olarak, sayılarla ilgilenmeyi seviyorum. 2010’lu yılların sonlarına doğru yapılan bazı araştırmalar, Türkiye’deki askerliğini erteleyen gençlerin oranının ciddi şekilde arttığını gösteriyordu. 2018’de yapılan bir rapora göre, 18 yaşına gelmiş her 10 gençten yaklaşık 4’ü, askerliğini ekonomik sebepler, iş hedefleri veya eğitim planları nedeniyle ertelemişti. Bu oran, özellikle büyük şehirlerde daha yüksek.
Burada veriler önemli, ama aslında bu verilerin arkasında hayat var. Her bir erteleme kararı, bir gencin hayatındaki farklı bir kesite işaret ediyor. Kimisi bir iş kurmak için zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyor, kimisi üniversite eğitimini tamamlamak istiyor. Ama bir gerçek var ki, bu kararlar, toplumsal yapıyı ve gençlerin geleceğe dair beklentilerini doğrudan etkiliyor.
Geç Gitmek, Bir Sonraki Adım Olabilir Mi?
Birçok genç için askere gitmek, hayatın bir parçası. Ama askerliğin sadece askeri bir görev olmadığını fark ettiğinizde, olay daha derin bir hale geliyor. Geç gitmek, aslında bir anlamda “bir sonraki adımı” beklemek oluyor. İş hayatında, eğitimde ve kişisel gelişimde atılacak adımlar, bazen askere gitmeyi ertelemenin önüne geçebiliyor.
Kendi çevremden örnek vermek gerekirse, birkaç arkadaşımın yaşadığı süreci gözlemledim. İş hayatına hızlıca atılmak isteyen bir arkadaşım, askerliğini erteleyip önce bir finansal güvence oluşturmayı tercih etti. Bir başka arkadaşım ise, uzun yıllar akademik kariyer planları yaptı ve askerliğini hep erteledi. Ancak nihayetinde, her ikisi de askerliğe gitmenin zamanının geldiğini fark etti. Bazen geç gitmek, insanın kendini daha hazır hissetmesini sağlıyor. Ama bu, her zaman mümkün olmayabiliyor. Çünkü askere gitmemenin bir bedeli var.
Askere Gitmenin Ekonomik ve Psikolojik Yansımaları
Askere gitmenin, iş hayatında da farklı yansımaları olabilir. Ekonomik açıdan, iş dünyasında yer almak isteyen birçok genç, askerliğini erteleyerek daha fazla deneyim kazanmaya çalışıyor. Ancak, iş gücü piyasasında yer edindikçe, askerliğini erteleyenlerin bu kararı da, zaman içinde bir sorun yaratabiliyor. Çünkü askerlik, aslında bir geçiş dönemi olarak düşünülebilir. Bu dönemi yaşamadan, bir sonraki aşamaya geçmek, bazen psikolojik olarak ağır olabiliyor.
Birçok genç, askerlik dönüşü iş hayatına daha güçlü bir şekilde dönüyor. Ancak geç gitmek, bazen bu süreci zorluyor. 25 yaşına geldiğinizde, o dönemin ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavrıyorsunuz. Geriye dönüp baktığınızda, belki de o 2 yılın iş dünyasında size daha fazla katkı sağlayabileceğini düşünüyorsunuz.
Sonuç: Askere Geç Gitmek, Kişisel Bir Tercih Olmalı
Askere geç gitmenin toplumdaki etkisi büyük olabilir. Ancak bu karar, sadece bir askeri görevden ibaret değil. Ekonomik kararlar, kişisel hedefler ve zamanlamalar, bu sürecin içinde yer alıyor. Verilere dayalı olarak bakıldığında, askerliğini erteleyenlerin sayısı giderek artıyor ve bu da bir gerçeği yansıtıyor: Gençler, hayatlarını planlarken askeri hizmetin bazen ikinci planda kaldığını düşünüyorlar.
Askere geç gitmek, kişisel bir tercih olmalı. Bu karar, her bireyin kendi yolculuğunda aldığı bir adım. Her şeyin bir zamanı var. 25 yaşına geldiğinizde, bazen hayatın hızına yetişmek çok zor olabiliyor. Ama belki de geç gitmek, o anda hazır olmayı beklemek, en doğru seçenek.