Burun Boşluğuna Ne Denir?
İçimden geçen duyguların kesildiği anlardan biri… Her şeyin o kadar net, o kadar belirgin olduğu anlar vardır ki, senin ruh halinle her şey birbirine karışır. Kayseri’deki dar sokaklardan, eski taş duvarlardan geçip, sonunda kendimi bir çukura düşerken bulduğum o an… Bir köşede, uzakta bir şeylere bakarak durdum. O an burun boşluğuna ne denir, diye düşündüm. Bir an aklıma gelmedi, sanki kelimeler bir yerlerde sıkışmıştı, kaybolmuştu.
Burun boşluğu! Evet, burun boşluğu… O kadar basit, o kadar sıradan bir şey ki, bir an bile düşünmeye değer olmaz, değil mi? Ama bir yerden sonra ne kadar önemli olduğunu fark ediyorsun. Hayatın ne kadar küçük, sıradan, ama bir o kadar da anlamlı bir şekilde örüldüğünü fark ediyorsun. Her şeyin, her duygunun bir şekilde vücutta belirli bir yer tuttuğunu, bir noktada kilitlenip kaldığını…
Hayal Kırıklığı ve O An
Benim için o an, büyük bir hayal kırıklığının ardından geldi. Yaşamın bana sunduğu ne varsa hepsini bir araya getirdiğinde, duygularım birbirine karıştı. Gözlerim dolmuştu, içimde sanki bir şeyler eksikti. Hadi gel, seni çok seviyorum diyen biri bile bulamıyordum. Hep bir şeyler yarım kalıyordu. Bu da bir başka hayal kırıklığıydı. Yıkılmak ne kadar kolaydı, değil mi? O kadar kolaydı ki… Herkesin içinde bir parça gücü vardı, ama ben de kayboluyordum.
Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken, burun boşluğuna ne denir diye sordum kendime. Burun boşluğu, vücudun tam ortasında, belki de en hassas yerlerinden biri. Burun, bizi hayatın kokularına, anılarına yaklaştıran bir organ. Ama burun boşluğu… Hah, işte o tam da bir yerden başka bir yere geçişi sağlar. İçeriye doğru açılan, her an dış dünyayla bağ kuran ama çok nadir fark ettiğimiz bir alan. Tıpkı hayat gibi. O kadar fazla şey var ki, farkına varamıyoruz.
Heyecan ve Neşenin Ufak Anları
Bir başka gün, bir başka sabah… Hava çok taze, rüzgar hafif, bir o kadar da serin. Kayseri’nin o meşhur sabah esintisini içime çekiyorum. Gözlerim kapanıyor, ama bir yandan da heyecanlanıyorum. Hiç ummadığım bir şekilde, derin bir nefes alıyorum. Evet, burun boşluğuna ne denir? Gerçekten burun boşluğunun adı nedir? İnsan bazen soruların içinde kaybolur, bazen de cevapsız kalan sorular seni bir yere götürür. Beni de buraya götürmüştü.
Ne zaman bir şeyleri kaybetsem, ruhum biraz daha açılır gibi hissediyorum. İşte o anın heyecanı var. İçimdeki boşluk büyürken bir yandan da içimden bir şeylerin heyecanla yükseldiğini hissediyorum. Bir zamanlar korktuğum o boşluk, artık bana bir şeyler öğretmeye başlıyor. Belki de burun boşluğuna ne denir sorusunun cevabı; bazen kaybolmuş, bazen yeni doğan bir nefesin adı olmalıdır.
Umut, Her Zaman Var
Kayseri’nin dar sokakları, evimin karşısındaki park, hepsi birbirini izliyor ve ben hala soruyorum: Burun boşluğuna ne denir? Ama artık bunun bir anlamı olmadığını hissediyorum. Bu soru, belki de benim içimdeki soruları simgeliyor. Sadece bir fiziksel alan değil, duyguların birleşim yeri. Hayatımda bir noktada her şeyin çok karıştığı, zorlayıcı olduğu zamanlarda, bir anlamda derin nefes alıp burun boşluğuna bakmak bile önemli olabilir.
İçimdeki umut hep var. Belki de burun boşluğu, her şeyi yeniden başlatabileceğimiz bir yerin adı. Nefes aldıkça, içimde bir yerlerde bir şeyler yeşeriyor. Kimse buna dikkat etmiyor. Kimse burun boşluğuna bakmıyor. Ama belki de orada bir dünya var, hep orada… Yavaşça öğreniyorum, içimden gelen her duygunun bir anlamı olduğunu.
Sonuç
Bugün, burun boşluğuna ne denir sorusunun cevabını belki de tam olarak bulamıyorum. Ama artık anlamını bildiğimi hissediyorum. Bu küçük, ama bir o kadar önemli alan, hayatın bir yansıması. Her anı hissedebileceğimiz, her an nefes alabileceğimiz, her an bir şeyleri düşleyebileceğimiz bir yer. Belki de zaman içinde sorular, bazen bizim içimizdeki boşluklara dönüşür.